KARABÜK ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNE VETERİNER DEKAN ATANDI;
BU ATAMA, YÖK’ÜN DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTELERİNDE YILLARDIR DEVAM EDEN LİYAKAT SORUNUNUN SON ÖRNEĞİDİR
Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) raporları; Türkiye genelinde çok sayıda diş hekimliği fakültesinin dekanının diş hekimi olmadığı gerçeğini açıkça ortaya koymaktadır. Raporlarda yer alan bazı örnekler şunlardır:
Adnan Menderes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi → Dekan: Hukuk Fakültesi kökenli,
Batman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi → Dekan: İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kökenli,
Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi → Dekan: İlahiyat Fakültesi kökenli,
Giresun Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi → Dekan: İş Sağlığı ve Güvenliği kökenli,
Son olarak Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne, uzmanlık alanı veterinerlik olan dekan ataması, bu sorunu yeniden kamuoyunun gündemine taşımıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 16. maddesi, fakülte dekanlarının atanmasına ilişkin usulü düzenlemekte; ancak dekanın, yöneticisi olduğu fakültenin meslek alanından mezun olmasına dair bir zorunluluk içermemektedir. Bu durum, teknik olarak diş hekimi olmayan profesörlerin diş hekimliği fakültelerine dekan olarak atanabilmesine imkân tanımaktadır.
Bu yasal boşluk, mesleğin özüne yabancı disiplinlerden idarecilerin atanmasına yol açmakta; eğitimde liyakat ve uzmanlık ilkesine aykırı bir tablo oluşturmaktadır.
Kanun lafzen “dekanın hangi meslekten olacağını” tek tek saymamış olsa da; kanunun amacı, eğitim türüne uygun akademik liyakati zorunlu kılmaktadır. Kamu görevlerinde liyakat esastır. Diş hekimliği gibi yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda, doğrudan ilgili meslekten olmayan yöneticilerin atanması, liyakat ilkesine fiilen aykırıdır.
Diş hekimliği eğitimi; yoğun klinik uygulama, özel malzeme kullanımı, hasta güvenliği, sterilizasyon protokolleri, etik kurallar ve sahaya özgü risk yönetimi gibi unsurları içeren, doğrudan insan sağlığına yönelik yüksek sorumluluk taşıyan bir mesleki eğitimdir. Bu niteliklere haiz bir fakültenin yönetiminde; mesleğin gerekliliklerini, klinik süreçleri, öğretim üyesi ve öğrenci çalışma koşullarını, hasta haklarını ve mesleki yeterlilik standartlarını bizzat deneyimlemiş diş hekimi kökenli bir yöneticinin görev alması, eğitim kalitesinin korunması ve geliştirilmesi açısından elzemdir.
Diş hekimi olmayan bir dekan atanması; müfredat geliştirme, klinik altyapı planlaması, staj ve klinik denetimleri, öğretim üyesi istihdamı gibi stratejik karar alma süreçlerinde ciddi mesleki bilgi ve deneyim eksikliğine yol açacak; bu durum nitelikli diş hekimi yetiştirilmesini ve dolayısıyla toplum sağlığını olumsuz etkileyecektir.
Ulusal ve uluslararası akreditasyon süreçlerinde, mesleki içerik ve kalite güvencesi temel ölçüttür. Diş hekimliği fakülteleri; akreditasyon standartları kapsamında kalite güvence sistemlerini kurmak, müfredat geliştirmek, klinik beceri eğitimini sağlamak ve mezun yeterliliklerini ulusal ve uluslararası düzeyde denetlemekle yükümlüdür. Bu çerçevede fakülte dekanının, hem akademik yönetim hem de mesleki süreçlerde yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olması kritik önemdedir. Akreditasyon süreçlerini yürüten kurullar, mesleki uzmanlık bilgisi olmayan yöneticilerin bu standartları yönetmesinin ciddi eğitim ve kalite riskleri doğurduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Türkiye’de Diş Hekimliği Fakültesi sayısı ve kontenjanlarının plansız ve kontrolsüz şekilde artması ve yaşanan öğretim üyesi yetersizliği mezun kalitesi açısından olumsuz sonuçlar ortaya koyarken; ilaveten fakülte dekanlığının da mesleki bilgi, klinik deneyim ve eğitim süreçlerine yabancı, meslekten olmayan kişiler tarafından yürütülmesi kabul edilemez bir durumdur.
DİŞHEKSEN Sendikası tarafından;
Diş Hekimliği Fakültelerine dekan olarak yalnızca diş hekimi kökenli profesör unvanına sahip akademisyenlerin atanmasının yasal zorunluluk hâline getirilmesi amacıyla; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda gerekli değişikliklerin yapılması,
Veya YÖK tarafından alınacak bir genelge ya da ilke kararı ile uygulama birliğinin sağlanması,
Hâlihazırda dekanı diş hekimi olmayan fakültelerde acil yeniden değerlendirme yapılarak uygun atamaların gerçekleştirilmesi
talep edilmektedir.