Sağlık Bakanlığı MHRS Çalışma Usul ve Esasları Yönergesi'nin "Randevu Alınmış Hekim Çalışma Cetvelleri" başlıklı 4. maddesi, hekimin mazereti veya mücbir sebepler nedeniyle görev yapamayacağı durumlarda izlenecek usulü açık biçimde düzenlemiştir. Buna göre, hekimin görev yapamayacağının anlaşılması halinde çalışma cetvelinin kapatılması ve hastaların uygun şekilde bilgilendirilmesi esastır.
Buna rağmen bazı sağlık kurumlarında, yönergede veya herhangi bir üst hukuk normunda dayanağı bulunmayan uygulamalarla diş hekimlerinin hastalık, rapor ve tedavi süreçleri fiilen cezalandırılmaktadır.
Diş hekiminin sağlık raporu alması halinde, ilerleyen tarihlere ait MHRS cetvellerinin kapatılarak hasta planlamasının sistem üzerinden yeniden yapılması gerekirken, hastaların iletişim bilgilerinin alınması ve hekimin göreve dönüşünde yeniden çağrılması yönünde talimatlar verilmektedir.
Bu yöntem sonucunda hekim, raporlu olduğu dönemde muayene edemediği hastaları, göreve döndüğünde mevcut MHRS programına ek olarak kabul etmek zorunda bırakılmaktadır. Böylece sağlık nedeniyle kullanılan yasal izin hakkı, dönüş sonrasında artırılmış iş yüküne dönüşmekte; sağlık hakkı fiilen sınırlandırılmaktadır.
Sağlık hizmetine ihtiyaç duyan diş hekiminin, tedavi süreci tamamlandıktan sonra aynı döneme ait hasta yükünü ek mesai niteliğinde telafi etmeye zorlanması, sağlık çalışanının da bir birey ve hasta olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir.
Bu uygulamalar nedeniyle özellikle kronik hastalığı bulunan, engelliliği olan, ameliyat geçiren veya geçici iş göremezlik yaşayan meslektaşlarımız açısından ciddi hak kayıpları ortaya çıkmaktadır. Diş hekimlerini koruması gereken idari anlayış, sağlık hakkının kullanılmasını caydıran bir baskı mekanizmasına dönüşmektedir.
Ayrıca göreve dönüş sonrasında normal MHRS kapasitesinin üzerine eklenen hasta yükü; muayene sürelerinin kısalmasına, tedavi kalitesinin düşmesine ve hem hekim hem de hastalar açısından ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin niteliğinin zarar görmesine neden olmaktadır.
Çözülmesi gereken idari planlama sorunu, hukuka aykırı biçimde diş hekiminin omuzlarına yüklenmektedir.
Anayasa'nın 56. maddesi devlete, toplumun olduğu kadar sağlık çalışanlarının da sağlığını koruma yükümlülüğü yüklemektedir. Bunun yanında çalışma hayatına ilişkin temel hukuk ilkeleri, iş sağlığı ve güvenliği hükümleri ile kamu personelinin hastalık izinlerine ilişkin düzenlemeler; sağlık nedeniyle kullanılan yasal hakların çalışan aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
MHRS Yönergesi'nde yer almayan ve hukuki dayanağı bulunmayan uygulamalarla diş hekimlerinin rapor sonrası ilave hasta yükü altında bırakılması; eşitlik, hukuki güvenlik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hekimin yasal mazereti nedeniyle oluşan hizmet ihtiyacının kurumsal planlama yerine hekime yüklenmesi ne hukuken savunulabilir ne de etik olarak kabul edilebilir.
DİŞHEKSEN olarak; diş hekimlerinin anayasal güvence altındaki sağlık hakkını fiilen ortadan kaldıran, MHRS Yönergesi'ne aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun bu uygulamaların derhal sona erdirilmesini ve meslektaşlarımızın çalışma ve sağlık haklarını korumak amacıyla bu sürecin takipçisi olacağımızı belirtmek istiyoruz.