14 Haziran 2026 Duyurular
EK ÖDEME HESAPLAMALARINDA VERİ SETİ KARŞILAŞTIRILMASINA GEÇİLDİ EK ÖDEME HESAPLAMALARINDA VERİ SETİ KARŞILAŞTIRILMASINA GEÇİLDİ

Sağlık kurum ve kuruluşlarında tahakkuk, verimlilik ve hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörler dikkate alınarak sağlık tesisinin dağıtabileceği miktar üzerinden, belirlenmiş kriterlere göre yapılan ek ödeme işlemlerinin, e-Nabız sistemine elektronik olarak gönderimi yapılan (268) Hekim Puan Bilgisi Veri Setindeki bilgilere göre yapılmasına yönelik çalışma başlatılmıştır.

Sağlık Bakanlığı’nın ek ödeme sistemini tamamen dijital veri setleriyle ilişkilendiren son düzenlemesi, sağlık hizmetlerinin odağını "veri yönetimi merkezli" bir yapıya doğru kaydıran uygulamalardan biri olarak yürürlüğe girmiştir.

Sahada zaten ağır iş yükü altında ve personel eksiği ile çalışan hekimler için bu düzenleme; bürokratik yükü büyütmekte; sistemin giderek veri eşleştirme, puan doğrulama ve dijital uyum baskısı üzerine kurulması ciddi sorunlar doğurma potansiyeli taşımaktadır.

Yeni düzenlemeye göre ek ödeme hesaplamalarının artık EKOBS ile e-Nabız arasında gönderilen veri setlerinin birebir uyumuna bağlanması, diş hekimleri açısından yalnızca klinik performansın değil aynı zamanda veri giriş süreçlerinin de maddi karşılığa dönüşmesi anlamına gelmektedir. 

268 Hekim Puan Bilgisi Veri Seti ile 102 veri setinin eşleştirilmesi; hekim adına yapılan her işlemin, kullanılan her malzemenin, işlem kodunun ve puan karşılığının dijital olarak çapraz denetlenmesi sonucunu doğuracaktır. 

Teorik olarak denetim ve şeffaflık amacı taşıyan bu yaklaşım, uygulamada sağlık çalışanlarını sürekli “veri hatası yapma” kaygısıyla çalışmaya zorlayan bir sisteme dönüşecektir.

Mevcut yaklaşım, klinik gerçekliği standart veri setlerine indirgemekte; tedavi kalitesinden çok dijital uyumluluğu merkeze almaktadır. Böylece hekimler, hastanın ağız sağlığına odaklanmak yerine “işlem doğru kodlandı mı, veri doğru eşleşti mi, puan sistemi eksiksiz işlendi mi?” baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.

Özellikle inceleme heyeti onayından sonra veri girişlerinin kesinleşmesi ve sonradan düzeltme yapılamayacak olması ciddi bir risk oluşturmaktadır. Çünkü yoğun hasta yükü altında çalışan diş hekimliği kurumlarında, sehven yapılan veri hataları kaçınılmazdır. Ancak yeni sistemde yanlış hekime yazılan bir işlem, eksik kodlanan bir uygulama ya da geç girilen bir veri yalnızca teknik bir sorun değil; doğrudan ek ödeme kaybı, idari inceleme ve hukuki sorumluluk nedeni haline gelebilecektir. 

Böylece hekimler klinik risklerin yanında bir de dijital kayıt riskini taşımak zorunda kalacaktır.

Daha da önemlisi, bu düzenleme sağlık kurumlarında “nitelikli hizmet” anlayışını geri plana itmektedir. Çünkü sistem, kaliteli tedaviyi değil eksiksiz veri üretimini ödüllendirmektedir. 

Bugün kamu diş hekimleri kısa sürede çok sayıda hasta bakmaya zorlanırken; kalite birimleri sürekli veri kontrolü yapmakta, yöneticiler ise katsayı düşüşü yaşamamak adına veri tamamlama baskısı altında çalışmaktadır. Bu durum sağlık çalışanlarının tükenmişliğini artırırken, hastaların da tedaviye erişimini zorlaştırmaktadır.

Oysa kamu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde temel ihtiyaç açıktır: hasta yoğunluğunun azaltılması, işlem sürelerinin artırılması, yardımcı personel desteğinin güçlendirilmesi ve hekimin klinik karar alanının korunmasıdır. 

Sağlık Bakanlığı’nın dijital veri uyumunu ek ödemenin temel belirleyicilerinden biri haline getiren bu yaklaşımı, hekimi asli görevinden uzaklaştırarak veri üreten bir sistem operatörüne dönüştürmektedir. Sağlık hizmetinin merkezinde algoritmalar değil insan olmalıdır. Sistemi güçlendirecek olan unsur, veri baskısını artırmak değil; çalışma koşullarını iyileştiren ve sağlık hizmetini sürdürülebilir kılan yapısal düzenlemelerdir.