04 Kasım 2025 Açıklamalar
Plansız Fakülte Ve Kontenjan Artışı Diş Hekimliğini Tehdit Ediyor Plansız Fakülte Ve Kontenjan Artışı Diş Hekimliğini Tehdit Ediyor

Son yıllarda Türkiye’de diş hekimliği eğitimi alanında yaşanan plansız fakülte sayısı ve kontenjan artışları, hem meslektaşlarımızın geleceğini hem de toplumun ağız ve diş sağlığını tehdit eder boyuta ulaşmıştır.

Son yıllarda Türkiye’de diş hekimliği eğitimi alanında yaşanan plansız fakülte sayısı ve kontenjan artışları, hem meslektaşlarımızın geleceğini hem de toplumun ağız ve diş sağlığını tehdit eder boyuta ulaşmıştır.
DİŞHEKSEN Sendikası olarak, Türk Dişhekimleri Birliği’nin 2024 yılı raporları ve Yükseköğretim Kurulu verileri ışığında açıkça ifade ediyoruz ki, bu krizin temelinde insangücü planlamasından yoksun sağlık ve eğitim politikaları bulunmaktadır.
TDB 2024 İnsangücü Raporu ve YÖK verilerine göre, 2002 yılında 19 olan diş hekimliği fakültesi sayısı, 2024 itibarıyla 105’e yükselmiştir. Bu artış, %450’yi aşan bir büyüme oranıyla dünyada benzeri görülmemiş bir ivme yaratmıştır.
Öğrenci kontenjanları 2018’de 5.784 iken, 2023’te 11.460’a çıkmıştır.
Yıllık mezun sayısı 6.500’ü aşmış ve bu sayı OECD ortalamasının (1.000–1.500) çok ötesine geçmiştir. 
2025 projeksiyonlarına göre, toplam diş hekimi sayısı 65.000’e ulaşacaktır. 
Sonuçlar kaygı vericidir:
Eğitim kalitesinde %31 oranında düşüş,
Klinik uygulama saatlerinde %42 azalma,
Öğretim üyesi/öğrenci oranında 1/28’e gerileme (uluslararası standart 1/10–1/12),
Mezun klinik yeterliliğinde %31 azalma, 
İlk yıl hata oranında 2,4 kat artış.
Bu tablo, yalnızca eğitim kurumlarının değil, ülkenin ağız ve diş sağlığı sisteminin sürdürülebilirliğini de tehdit etmektedir.
DİŞHEKSEN olarak defalarca dile getirdiğimiz üzere, öğretim üyesi sayısındaki yetersizlik (2024 itibarıyla 2.848; YÖK verisi) eğitim kalitesini düşürmekte; sivil toplum kuruluşlarının uyarıları ise dikkate alınmamaktadır.
Plansız fakülte artışının doğrudan sonucu  olarak 2024 itibarıyla 20.000’e yakın meslektaşımız atama beklemektedir. 
Diş hekimliği alanında işsizlik oranı %28’e ulaşmıştır (TDB İstihdam Raporu 2024).
Sağlık Bakanlığı’nın 2024 yılı atama ilanlarında, ilk defa ve yeniden atama kadrosu sadece 286 olarak belirlenmiş; yıl genelinde toplamda yaklaşık 1.000 kişilik kadro açılmıştır.
Bu durum, yıllık 6.500 mezuna karşılık %85’lik bir istihdam açığı yaratmaktadır.
2025 itibarıyla diş hekimi/nüfus oranının 1/1.338 seviyesine düşeceği öngörülmektedir.
20.000 diş hekimi atama beklerken kamuda yetersiz atama sebebiyle, kamuda görev yapan diş hekimleri, yıllık ortalama 4.200 hasta muayene etmekte; MHRS verilerine göre randevu süresi 11 dakikaya kadar düşmektedir. 
Bu durum kamu ağız diş sağlığı hizmetleri  tedavi başarısında %22 azalma ve tekrar randevu oranında %46 artış anlamına gelmektedir 
Kamuda istihdamın yetersizliği, yeni mezunları özel sektöre yönlendirmiştir. Ancak özel sektörde düşük ücret, yoğun çalışma ve güvencesizlik hâkimdir.
Yeni mezunların %64’ü asgari ücret seviyesinde çalışmaktadır.
 Genç meslektaşlarımızın %72’si borçlanmadan muayenehane açamamaktadır. 
Klinik ekipman maliyetlerindeki artış hekim dışı kişi ve şirketlerin sahip olduğu kliniklerin çoğalmasına yol açmıştır. Bu kliniklerin %68’i hekim dışı kişilerce işletilmektedir ve emek sömürüsü %34 artmıştır.
Artan mezun sayısı, devlet politikaları gereği, koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek yerine tedavi odaklı bir sistemin büyümesinde değerlendirilmiştir. Kamuda girişimsel tedaviler %78’e yükselirken, koruyucu hizmetler %30 azalmıştır (Sağlık Bakanlığı ADSM Raporu 2023).
Bu çerçevede taleplerimiz açıktır:
Yeni fakülte açılışları durdurulmalıdır. 
Öğretim görevlisi olmayan fakülteler kapatılmalıdır.
Öğrenci kontenjanları kademeli olarak 1.000’e düşürülmelidir.
Kamuda en az +8.500 diş hekimi ve Uzman Diş Hekimi ataması yapılmalıdır (2.000 nüfusa 1 hekim normu).
Koruyucu ağız diş sağlığı hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.
Sivil toplum kuruluşlarıyla istişare mekanizmaları kalıcı hale getirilmelidir.